Page 28 - Bosch ThermoLife e-dergi | 2. Sayı
P. 28

28
ThermoLife 09.2018
bende bir şeyler uyandırıyorsa, bakış açıma uygun fotoğra arını çekmeye çalışıyorum. Örneğin, bazen diyelim ki tarihi bina çekeceğim, makineden bakarken kadraja aldığımda etkilenmiyorsam, bende herhangi bir his uyandırmıyorsa, “çekmeye değmez” deyip vazgeçiyorum. Sadece çekmiş olmak için çekmemeye gayret ediyorum. Dediğim gibi, bence fotoğraf, kendini ifade etme biçimi ve bunu yansıtmayan fotoğraf çekmek istemem.
Fotoğraf çekmenin sizde uyandırdığı duyguyu tarif edebilir misiniz?
TY: Bu duygu çektiğim fotoğrafa göre değişiyor. Eğer bir olayı, aksiyonu çekiyorsam, örneğin  amingoların göçü, balıkçının ağ atışı ya da kemancının keman çalışı, bende “dahil olma” hissi uyanır. Kendimi bunun parçası gibi hissederim. Ancak tarihi mekânı ya da sanat eseri görüntülüyorsam, o zaman daha
çok “şahit olma” duygusu hissediyorum. Örneğin,
bir antik kentte çekim yapıyorsam, hem bugününe şahitlik yapıyor ve gelecek nesile günümüzdeki durumunu aktarıyorum hem de o mekândaki detayları inceliyor ve kullanıldığı dönemdeki önemini anlamaya, hissetmeye ve şahit olmaya çalışıyorum.
Nemrut Dağı’nın zirvesindeki krallar, “Güneşi biz doğuruyor ve biz batırıyoruz” demişler. Haklılardı, zira güneşin doğu cephesindeki heykellerin önünden doğduğuna ve Batı cephesindeki heykellerin önünden battığına şahit oldum. Tabii ki mecazi anlamda haklılardı diyorum, ancak o dönemde halkına bunu söyleyen kralların toplum üstündeki etkilerini hissetmek için bu bakış açısıyla gün doğumunu ve batımını izlemek heyecan verici bir deneyim oldu. Fotoğra arı da bu duygularla çektim.



























































































   26   27   28   29   30